11 ayın sultanı Ramazan Ayı, bütün İslam aleminden büyük bir çoşkuyla karşılandı. Gün boyunca oruç tutarak geçirdiğimiz günler de genel beslenmemiz açısından oldukça büyük bir öneme sahiptir. Sahur vaktinden iftara kadar yemek yiyip su içmeden geçirdiğimiz saatler boyunca vücudumuzun dengesi de ciddi ölçüde etkilenmektedir.

Ramazan Ayı’nda en çok dikkat edilmesi gerekli olan temel hususların başında da beslenme gelmektedir. Bu noktada da oruç boyunca dikkat edilmesi elzem olan pek çok çeşitli genel hususlar mevcuttur.

Ramazan süresince oruç tutan bireyler, iftar öğününe oldukça büyük ölçüde önem vermektedir. Fakat Ramazan ayının en önemli bir diğer öğünü ise sahurdur. Bu noktada da yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi sahur öğününü komple atlamaktır. Gün içerisinde kan şekerinin oldukça düşük seviyelere kadar inmesine sebep olabilecek bu durumun önüne geçilmesi için; sahura kalkılmalı ve sahurda da çeşitli besin grupları belli ölçülerde tüketilmelidir.

Ramazan Ayı İçerisinde Sahur ve İftarın Yeri

Özellikle Ramazan ayındaki sofralarımızı zengin tutmak ve pek çok farklı çeşitteki yemekleri beraber sunmak, çeşitli davetler vermenin ve neşe dolu sofraları da sevdiklerimiz ile paylaşmanın en keyifli anlarını oluşturur. Bilhassa Türk kültürü içerisinde oldukça büyük bir öneme sahip olan Ramazan ayı, temel olarak sahur ve iftar olmak üzere iki farklı ana öğünden meydana gelir.

·         Sahur: Özellikle ülkemizin çeşitli yörelerinde özel yemeklerle de yapılabilen sahur yemeği, temel kahvaltılık malzemeler veya akşamdan kalma yemeklerle de hazırlanabilir. Gece mideyi rahatsız etmemesi için genel olarak hafif bir şekilde geçirilen sahur, kahvaltılık ve çay şeklinde de tüketilebilmektedir.

·         İftar: Hurma, su veya zeytinle açılan oruçtan sonra iftarda mükellef bir sofra kurulabildiği gibi yoğun tüketimden de kaçınılması elzemdir. Çorba, ana yemek, salata ve tatlı gibi pek çok farklı besin gruplarından oluşmakta olan iftar, dengeli ve yeterli beslenme hususunda en çok dikkat edilmesi gerekli olan öğün olarak öne çıkmaktadır.

Hem sahur hem de iftar öğünü için oldukça ağır ve yoğun beslenmek ne kadar zararlıysa; neredeyse hiçbir şey tüketmemek de aynı ölçüde zararlıdır. Özellikle sahur için yumurta ve çeşitli süt ürünlerinin tüketimine önem verilmeli ve gün içerisinde toplamda 2 - 2.5 litre olacak şekilde de su tüketilmelidir. Sahurda yoğun karbonhidrat ağırlıklı basit şekerlerden ve yağlı kızartmalardan da uzak durmamız çok önemlidir. Aynı şekilde iftar öğününde de yoğun ekmek ve şerbetli tatlı tüketiminden uzak durulmalı ve söz konusu basit şekerli tatlılar yerine taze meyve tüketimine de önem verilmelidir.

İftar ve Sahur Öğünlerinin Beslenme Açısından Önemi

Ramazan sofralarının başlıca iki öğünü olarak öne çıkmakta olan iftar ve sahur, Ramazan ayı boyunca beslenmemiz açısından da oldukça kritik bir role sahiptir. Özellikle iftar öğününde ölçüyü kaçırmamalı ve sahurun da yeterli ve dengeli beslenme prensiplerine uygun şekilde yapılması elzemdir. İftarda da yoğun ve ağır bir şekilde yapılan besin tüketiminin anlık olarak kan şekerini anında yükselteceği de unutulmamalıdır. Beynin mideye doyma emrini yemeye başladıktan 15 ila 20 dakika sonra vereceği de asla unutulmamalı ve bu sebeple iftar yemeği de olabildiğince yavaş bir şekilde tüketilmelidir.

Gün içerisinde insan vücudunda oluşacak olan su ve elektrolit eksikliğinin de iftarda su ve iftardan sonra doğal mineralli maden suları ile giderilmesi önemlidir. İftar yemeğinde taze sebze ve meyve tüketimine de önem verilmesi ve özellikle yüksek kilo problemi yaşayan bireylerin de sıvı tüketimine dikkat etmesi kritiktir. Tek seferde büyük ve yoğun porsiyonlar yerine azar azar küçük porsiyonlar şeklinde tüketim yapılması ve besinlerin de yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketilmesi de oldukça elzemdir. Özellikle Ramazan aylarında iftar yemeğinden sonra sık sık tüketilmekte olan baklava da yoğun şeker içeriği ile öne çıkmaktadır ve özellikle kilo problemi yaşayan kişilerin de baklava yerine nispeten hafif sütlü tatlıları tercih etmesi gerekmektedir.

Ramazan Boyunca Dengeli ve Doğru Beslenmenin Önemi

Ramazan ayının en çok dikkat edilmesi gereken öğünü olan iftar, temel olarak oldukça ağır ve yoğun bir şekilde yapıldığı takdirde mideyi ciddi anlamda rahatsız edebilir. Bu sebeple de iftarın ağır besinler ile yapılmaması elzemdir. Özellikle yüksek kilo problemi yaşayanların birkaç bardak su veya çorba ile başlaması oldukça önemli olan iftarda yemeklerin ciddi anlamda yavaş bir şekilde tüketilmesi de kritik bir rol oynar. Ramazan ayının en çok tüketilen karbonhidrat kaynağı olan Ramazan pidesi de tüketim açısından en çok dikkat edilmesi gerekli olan besinlerin başında gelmektedir. Bütün bunlara ek olarak iftar sonrası yapılması gerekenler de aşağıda sıralandığı şekilde karşımıza çıkmaktadır.

·         İftardan sonra mümkünse 1 saatlik kısa mesafeli yürüyüşler sindiriminizi hızlandırmak için yardımcı olacaktır.

·         Yemekten sonra eğer tüketilecekse tatlı için bir süre boşluk bırakılmalı ve hemen peşi sıra tüketim yapılmamalıdır.

·         İftardan sonra taze sıkılmış meyve suları veya ıhlamur, papatya çayı, adaçayı ve kuşburnu tarzı bitki çaylarının tüketimi de sindirimin kolaylaşması açısından oldukça faydalı olacaktır.

·         Ramazan ayında özellikle sigara kullananların da kesinlikle iftarını sigara ile açmaması oldukça önemlidir. Bu durumda gün boyu susuz kalan vücudun sigara ile karşılaşması sonucu vücutta ani nikotin artışı görülür. Kalp, su oranı düşük kanı nikotin ile beraber çok daha hızlı bir şekilde pompalamaya çalışır ve bu durum da kalp krizine adeta davetiye çıkarır.

Ramazan Ayı Süresince Beslenme Düzenimiz Nasıl Olmalıdır?

Ramazanda; açlık hissinin iftara başladıktan 15 ila 20 dakika sonra ciddi ölçüde azalacağı bilinen bir gerçektir ve midenin de hızlı bir şekilde doldurulmaması bu noktada büyük önem teşkil eder. Ayrıca; iftar için salam, sosis ve sucuk tarzı işlenmiş et ürünlere daha az yer verilmesi ve yumurta, süt, et, taze sebze ve meyve gibi temel besin ögelerinin de tüketiminin ideal ölçüde artırılması önemlidir. Bütün bunlara ek olarak da; yemek sonrası abur cubur ve hazır tatlı tüketimini abartmamamız ve basit şeker tüketimini de minimum ölçüde tutmamız oldukça önemlidir. Bütün bu tavsiyeler eşliğinde Ramazan ayı oldukça doğru ve dengeli bir beslenme rutini ile geçirebilir ve bayrama da oldukça sağlıklı bir şekilde erişebilirsiniz.