Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Vandalların saldırılarında yaralanan polislerimizin, camı, çerçevesi kırılan esnafımızın, zarar verilen milyarlarca liralık kamu malının tek sorumlusu sokak çağrısı yapan ana muhalefet partisi lideri ve şürekasıdır." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Bir polisin ücretini kendi cebinden ödeyerek engelli bir vatandaştan satın aldığı pamuk şekeri çocuklara vermesinin ana muhalefet aktörleri tarafından eleştiri konusu yapıldığını belirten Erdoğan, "Emniyet güçlerimize baltayla, havai fişekle, yanıcı asitle, molotofla, taşla, sopayla saldıran sokak teröristlerine kucak açanlar, polisimizin çocuklara pamuk şeker ikram etmesini dillerine doluyorlar. Düne kadar şehir şehir oy dilenen kendileri değilmiş gibi şimdi çıkıp utanmadan pamuk şeker üzerinden hamaset yapıyorlar." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Öyle bir çarpık zihin dünyasına sahipler ki polise taş atılmasıyla, molotof atılmasıyla, asit atılmasıyla, baltayla saldırılmasıyla bir sorunları yok. Esnafın dükkanının camının, çerçevesinin indirilmesiyle bir dertleri yok. Milletin malının, mülkünün yağmalanmasıyla bir sıkıntıları yok. Tarihi camilerimizin avlusunun affedersiniz meyhaneye çevrilmesi ile de hiçbir problemleri yok. Ama Nevruz Bayramı'nda polisimizin çocuklara pamuk şekeri dağıtması bunları rahatsız ediyor. Bu tutarsızlığın, bu büyük çelişkinin milletimiz tarafından, özellikle Kürt kardeşlerimiz tarafından da not edildiği kanaatindeyim. Bu faşizan dil millet karşısında zaman kaybetmiştir, bundan sonra da kaybetmeye mahkumdur. Terörsüz Türkiye hedefine yaklaştıkça istismar malzemeleri ellerinden alınanların bu tür hezeyanlarına anlaşılan daha çok şahit olacağız. Onlar ne yaparsa yapsın, biz milletimizi 40 yıldır kanını ve kaynaklarını emen terör musibetinden kurtarmakta kararlıyız."

- "Nevruz Bayramı'nın sevgi, kardeşlik bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi, Çerkez ve Laz olmak üzere 85 milyonun emanetini taşıdıklarını söyledi.

Dünyanın en büyük, en güçlü yıldızı, en çok parlayan ülkelerinden Türkiye'yi yönettiklerini, 23 yıldır olduğu gibi kutuplaşma yerine kucaklaşmayı, kavga yerine dayanışmayı, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini savunduklarını belirten Erdoğan, ne pahasına olursa olsun muhabbetin, barışın ve kardeşliğin evrensel dilini yükseltmekten geri durmayacaklarını vurguladı.

Erdoğan, "Nifak ve nefret saçanlara aldırmadan, bolluk ve bereketi ile baharın gelişini simgeleyen Nevruz'u 85 milyon olarak birbirimize yeni bir umutla sarılma vesilesi haline dönüştürmeye gelecekte de devam edeceğiz. Aziz milletim başta olmak üzere, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Nevruz Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyor, aramızdaki sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirmesini yürekten temenni ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

- "CHP'nin demokrasi anlayışının açık oy, gizli sayım komedisinin bir adım ötesine geçemediği tekrar ispatlanmıştır"

Ankara'da 400 milyon dolarlık miras davası Ankara'da 400 milyon dolarlık miras davası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul merkezli bir yolsuzluk operasyonunun ardından ana muhalefet partisi genel başkanının yaptığı sokak çağrısı sonrası ortaya çıkan ve kısa sürede şiddet hareketine dönüşen olayları milletçe ibretle takip ettiklerini belirtti.

Marjinal örgütlerin ve şehir eşkiyalarının saldırıları sebebiyle 5 günde 123 güvenlik görevlisinin yaralandığını aktaran Erdoğan, yaralananlara geçmiş olsun dileklerini iletti, görevlerini sabır ve soğukkanlılıkla yerine getiren güvenlik kuvvetlerine teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Genel Başkan dahil ana muhalefet partisi yöneticileri, maalesef çok büyük bir şuursuzluk örneği sergilemiştir. Yolsuzluk, soygun, irtikap, iltimas, rüşvet iddialarına cevap vermek yerine 5 gün boyunca siyasi tarihimizin en basiretsiz, seviyesiz, ahlak ve hukuk yoksunu açıklamalarına imza atmışlardır. Vandalların saldırılarında yaralanan polislerimizin, camı çerçevesi kırılan esnafımızın, zarar verilen milyarlarca liralık kamu malının tek sorumlusu sokak çağrısı yapan ana muhalefet partisi lideri ve şürekasıdır." dedi.

Bu olayların siyasi hesabının TBMM'de, hukuki hesabının ise yargı önünde sorulacağını bildiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Son 5 gündür tanık olduklarımız bize şu gerçeği bir kez daha göstermiştir; Türkiye gibi büyük bir ülkenin basiret, vizyon ve kalite açısından çok küçük, çok iptidai, çok çapsız bir ana muhalefet partisi vardır. Bunlara bırakın devleti, bırakın yerel yönetimleri, bir belediye büfesi bile teslim edilmeyeceği tekrar ortaya çıkmıştır. İSKİ skandalından tam 32 yıl sonra, tek parti faşizminden 80 yıl sonra bu millete yeniden bir dejavu yaşattılar. Tek parti döneminde sandığın neye hizmet ettiğini, güya seçim denilerek yıllarca nasıl bir tiyatro oynandığını dün bizzat görmüş olduk. CHP'nin demokrasi anlayışının açık oy, sayım, gizli sayım komedisinin bir adım ötesine geçemediği tekrar ispatlanmıştır. Aradan geçen 80 yıla rağmen zerre kadar değişmediklerini 85 milyona tekrar hatırlatan CHP'nin, kendi çalıp kendi oynadığı oyunu tebessümle izlemeye devam edeceğiz. Parti içi iktidar mücadelelerini milletin meselesi haline getirmelerine de aracılık yapmayacağız."

- "Milletin sinir uçları ile daha fazla oynamayın"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce birkaç kez yaptığı çağrıyı bugün tekrarladığını belirterek, şunları kaydetti:

"Provokasyonlarla vatandaşlarımızın huzurunu bozmaktan artık vazgeçin. Cesaretiniz varsa yolsuzlukların, hırsızlıkların, alınan rüşvetlerin, yapılan usulsüzlüklerin hesabını verin. Şayet yürütülen soruşturmadaki iddialara, tutuklanan kişilere her şeyiyle kefilseniz çıkıp bunu adam gibi açıkça söyleyin. Buna niyetiniz yoksa boşuna milleti germeyin. Milletin sinir uçları ile daha fazla oynamayın. Sadece sloganını değil zihniyetini de aldığınız, banka soyguncusu marjinal sol örgütleri polisimizin üzerine salmayın.

Sizler de 5 gündür görüyorsunuz. Öyle yüksek sesle bağırıyorlar ki aslında yaptıkları işe, söyledikleri söze, sergiledikleri tavra kendilerinin de inanmadığını hal diliyle ikrar ediyorlar. Doğru veya yanlış hiç fark etmez, sözüne ve eylemine inanan insanların duruşunun en küçük bir emaresi bile bunlarda mevcut değil. Biz bu riyakarlığa, FETÖ başta olmak üzere, ülkemizin başına musallat edilen örgütlerden, yıllarca gözümüzün içine bakarak yalan söyleyen uluslararası aktörlerden aşinayız. İnanmadan oynanan her oyun gibi bunların şovu da perde kapanınca bitecektir. İşte o zaman geriye dönüp baktıklarında, şayet zerre kadar saygıları kaldıysa, ülkeye ve millete yaptıkları kötülüklerden dolayı inanıyorum ki utanç duyacaklardır. Gerçi bugüne kadar böyle onurlu bir davranışlarına hiç şahit olmadık. Ama ülkenin geleceği ve selameti adına ümidimizi de yitirmek istemiyoruz."

Türkiye'nin kaybedecek tek bir dakikasının bile olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bizim bu siyaset tüccarlarının kavgalarıyla ayak oyunlarıyla hırslarıyla ihtiraslarıyla oyalanacak vaktimiz de yok. Ana muhalefet partisi kadroları, eski genel başkanlarının o veciz ifadesiyle en iyi yaptıkları iş olan birbirlerini yemeye devam edebilir. Biz sadece işimize bakıyoruz, milletimize hizmete odaklanıyoruz. Biz ekonomisiyle, güvenliğiyle, savunmasıyla, demokrasiyle, adaletiyle güçlü bir Türkiye inşa etmeye odaklanıyoruz. İnşallah daha çok çalışacak daha çok üretecek sadece bugünün meselelerini çözmekle kalmayıp, Türkiye'yi yarının dünyasına çok güçlü biçimde hazırlayacağız." diye konuştu.

(Sürecek)

Kaynak: AA